“Ufak kesi koroner by-pass ameliyatı ile komplikasyon riski azalıyor”

17.08.2022 16:39 Haber Deposu: DHA Açık kalp ameliyatlarının hasta üstünde iyileştirici tesiri olmasıyla birlikte, vücut bütünlüğünü bozması sebebiyle iyileşme sürecini uzattığına değinen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Şirin, bu doğrultuda ufak kesi ile koroner by-pass ameliyatının avantajlarından bahsetti
“TEDAVİ YÖNTEMİNİ BELİRLEMEKTE HASTALIĞIN DERECESİ BİRİNCİL ÖNEM TAŞIR”
Koroner arterleri özetlemek gerekirse “kalbi besleyen damarlar” olarak tanımlayan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökçe Şirin, “Koroner Arter Hastalığı bu damarlarda meydana gelen bozulmalar sonucu ortaya çıkar. Kalbi besleyen damarlar olarak tanımladığımız koroner arterler yüzeylerinde kolesterol şeklinde yağ içerikli plakların birikebilir. Bu plak ve benzer yapılar damar çeperine tutunur ve ilerleyen düzeyde tıkanıklıklar meydana gelebilir. Bu durum kalbin yeterince beslenmesine engel olur ve sonuçta Koroner Kalp Hastalığı gelişir. Tedavi yöntemini belirlemekte hastalığın derecesi birincil ehemmiyet taşır. Uygun tedavi yöntemini seçerken damar çeperinde meydana gelen plaklaşmanın derecesi, yeri ve hastanın yaşı, genel durumu şeklinde pek oldukca etken göz önünde bulundurulur. Eğer tıkanıklık ciddi derecede yada birden fazla damarda daralma mevcut ise bu aşamada koroner bypass’ı tercih etmek doğru olacaktır” şeklinde konuştu. “MİNİMAL İNVAZİV KORONER BYPASS CERRAHİSİ HAYAT KURTARICI OLACAKTIR”
Ufak kesi ile yapılacak Bypass operasyonunu değerlendirebilmek için öncesinde açık kalp ameliyatı ile meydana gelen Bypass işleminden bahsetmenin icap ettiğini belirten Prof. Dr. Şirin, bu iki operasyonu avantaj ve dezavantajları ile beraber tüm bilgileri şu şekilde deklare etti:
“Açık kalp ameliyatı olarak adlandırılan işlemde hastanın sternum adında olan göğüs kemiği 15-20 santimetrelik bir kesi ile açılır ve kalbe bu yoldan girişim yapılır. Bu şekilde meydana getirilen operasyonların iyileştirici tesiri olmasıyla birlikte, hastayı etkileyen negatif bir ekip durumlar da meydana gelebilir. Bilhassa 65 yaş üstü hastalar yada başka kronik rahatsızlığı bulunan genç yetişkinler için bu şeklinde operasyonları tolere etmek kolay olmayabilir. Bu aşamada minimal invaziv koroner bypass cerrahisi yaşam kurtarıcı olacaktır. Minimal invaziv yöntem ile meydana getirilen bypass ameliyatlarında kalbe çoğu zaman meme altından ufak bir kesi ile girilir ve sternum kemiğinin bütünlüğü ve hastanın vücut direnci korunmuş olur.”
Minimal invaziv koroner bypass cerrahisi ile Koroner Kalp Hastalıklarının etkin şekilde tedavi edilebileceğini vurgulayan Şirin, bu yöntemin düzgüsel cerrahiden farklarını ve avantajlarını sıraladı:
“Açık kalp operasyonuna nazaran oldukca daha azca kan yitirilmesine yol açan bu yöntemle hem başka kronik hastalıkları bulunan hem de 65 yaş üstü şeklinde riskli grupta sayılabilen hastaları ameliyat etmek mümkündür”
“Hastalar öteki yönteme oranla oldukca daha azca ağrı hisseder ve bu sayede iyileşme süreci de fazlasıyla hızlanır”
“Tüm minimal invaziv girişimlerde olduğu şeklinde burada da enfeksiyon riski açık operasyonlara oranla oldukca daha azdır”
“Hastanede yatış süresinin kısalması ile toplumsal yaşama daha süratli dönüş sağlanır ve bu durum hasta psikolojisi üstünde son aşama pozitif yönde etkisinde bırakır yaratır.”
PEK ÇOK HASTA GRUBU BU YÖNTEMDEN FAYDALANABİLİYOR
Ufak kesi ile meydana getirilen Bypass girişimini tüm yönleriyle açıklayan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Şirin, pek oldukca hasta grubunun bu yöntemden faydalanabileceğini belirtti ve ekledi:
“Minimal invaziv cerrahi yöntemler, hastanın vücut bütünlüğü ve sıhhatli vücut fizyolojisi üstünde düzgüsel cerrahi yöntemlere oranla oldukca daha azca negatif tesir yaratır. Bu sayede, daha ilkin de belirttiğimiz şeklinde, riskli grup olarak adlandırılan 65 yaş üstü hastalar ve ek kronik hastalığı bulunan kişiler için de uygun bir girişim olarak değerlendirilebilir.”

Son Dakika Haberler